Öğrencim Kekeliyor
Öğrencim Kekeliyor
Kekeleyen bir öğrenci için öğretmenin yaklaşımı, yalnızca sınıf içindeki iletişimi değil; kendine olan güvenini, okula katılımını ve öğrenme deneyimini de etkileyebilir. Küçük ama bilinçli destekler, öğrencinin kendini daha rahat ifade edebileceği kapsayıcı bir sınıf ortamı oluşturulmasına katkı sağlar.
Öğretmenin Tutumu Neden Önemlidir?
Öğretmenin yaklaşımı, öğrencinin sınıf içindeki iletişim güvenini doğrudan etkiler.
Destekleyici bir sınıf ortamı öğrencinin:
- Derse katılımını,
- Soru sormasını,
- Sunum yapmasını,
- Arkadaşlarıyla iletişim kurmasını,
- Kendini rahat biçimde ifade etmesini
güçlendirir.
Amaç öğrencinin her zaman akıcı konuşmasını sağlamak değil, konuşma biçiminden bağımsız olarak iletişime katılmasını desteklemektir.
Öğrenci Konuşurken Ne Yapılmalıdır?
Sabırla dinleyin
Öğrencinin cümlesini tamamlaması için yeterli zaman verin. Sessizlik sırasında acele etmeyin ve konuşmayı devralmayın.
Doğal göz temasını sürdürün
Öğrencinin konuşmasına değil, söylediği mesaja odaklanın. Yüz ifadesiyle şaşkınlık, endişe veya sabırsızlık göstermeyin.
Sözünü tamamlamayın
Öğrencinin söylemek istediği kelimeyi tahmin etmeyin ve cümlesini onun yerine bitirmeyin. Öğrenci, konuşmasını kendi biçiminde tamamlamalıdır.
Konuşma hızınızı düzenleyin
Sınıfta sakin ve doğal bir konuşma hızı kullanın. Öğrenciye “yavaş konuş” demek yerine, acele edilmeyen bir iletişim ortamı oluşturun.
İçeriğe odaklanın
Yanıtı konuşma akıcılığına göre değil, bilgi ve içerik açısından değerlendirin. Kekemelik yaşanması, öğrencinin cevabının niteliğini düşürmez.
Hangi İfadelerden Kaçınılmalıdır?
Aşağıdaki ifadeler iyi niyetle söylense de öğrencinin üzerindeki konuşma baskısını artırabilir:
- “Sakin ol.”
- “Yavaş konuş.”
- “Derin nefes al.”
- “Önce düşün, sonra konuş.”
- “Heyecanlanma.”
- “Tekrar söyle.”
- “Düzgün konuş.”
- “Acele etme.”
Bu ifadeler yerine öğrencinin konuşmasını tamamlamasını bekleyin ve iletişimi doğal biçimde sürdürün.
Sınıf İçinde Söz Hakkı Verirken
Öğrenciyi derse katılmaktan uzak tutmayın. Kekemeliği olduğu için söz vermemek, kısa cevaplara yönlendirmek veya konuşma gerektiren görevlerden çıkarmak öğrencinin eğitim hakkını ve özgüvenini olumsuz etkiler.
Söz verirken:
- Öğrenciye hazırlanması için zaman tanıyın.
- Soruyu açık ve anlaşılır biçimde yöneltin.
- Hızlı yanıt vermesi için baskı kurmayın.
- Diğer öğrencilerin sözünü kesmesini engelleyin.
- Yanıt tamamlanmadan başka bir öğrenciye geçmeyin.
Söz hakkı verme biçimini öğrenciyle bireysel olarak konuşun. Bazı öğrenciler önceden haber verilmesini, bazı öğrenciler ise diğer öğrencilerle aynı şekilde söz verilmesini tercih eder.
Sesli Okuma Etkinlikleri
Sesli okuma bazı öğrenciler için zorlayıcıdır. Öğrenciyi hazırlıksız biçimde sınıf önünde okumaya zorlamayın.
Aşağıdaki düzenlemeleri kullanın:
- Okunacak bölümü önceden bildirin.
- Hazırlık süresi verin.
- Kısa bölümlerle başlayın.
- Gönüllülük esasını dikkate alın.
- Gerektiğinde bireysel veya küçük grup okuması uygulayın.
Öğrenciyi sesli okuma etkinliklerinden tamamen çıkarmak yerine, katılım biçimini öğrenciyle birlikte belirleyin. Sesli okuma etkinliklerinde öğrenciyi dışlamak yerine, kendini güvende hissedeceği ve katılımını destekleyecek düzenlemeler yapın.
Sunumlar ve Sözlü Sınavlar
Kekemeliği olan öğrenci sunum ve sözlü sınavlardan tamamen muaf tutulmamalıdır. Bunun yerine değerlendirme koşulları öğrencinin bilgi ve becerilerini gösterebileceği biçimde düzenlenmelidir.
Sunumlarda
- Hazırlık için yeterli süre verin.
- Sunum konusunu önceden bildirin.
- Ek süre tanıyın.
- Sunuma küçük bir grup önünde başlama seçeneği sunun.
- Not kartı veya görsel materyal kullanımına izin verin.
- Değerlendirmeyi konuşma akıcılığına göre yapmayın.
Sözlü sınavlarda
- Yanıt için yeterli süre verin.
- Öğrencinin sözünü kesmeyin.
- Hızlı yanıt vermesini beklemeyin.
- Bilgi düzeyini kekemelikten bağımsız değerlendirin.
- Gerektiğinde yazılı ve sözlü değerlendirmeyi birlikte kullanın.
Alay Etme ve Zorbalık
Kekemelik nedeniyle taklit etme, gülme, lakap takma veya konuşmayı küçümseme kabul edilmemelidir.
Böyle bir durum yaşandığında:
- Davranışa hemen müdahale edin.
- Öğrenciyi sınıf önünde açıklama yapmaya zorlamayın.
- Olayı öğrenciyle özel olarak konuşun.
- Okulun zorbalıkla mücadele sürecini uygulayın.
- Aileyi ve rehberlik servisini bilgilendirin.
- Davranışın tekrarını takip edin.
Sınıfta bireysel farklılıklara ve iletişim çeşitliliğine saygı gösterilmesi gerektiğini açık biçimde belirtin.
Öğrenciyle Bireysel Görüşme
Öğrenciyle sınıf dışında, sakin bir ortamda kısa bir görüşme yapın.
Şu konuları sorun:
- Sınıfta söz alırken hangi yaklaşımı tercih ettiği,
- Sunum ve sesli okuma sırasında neye ihtiyaç duyduğu,
- Sözünün tamamlanmasından rahatsız olup olmadığı,
- Arkadaşlarının tepkileriyle ilgili bir sorun yaşayıp yaşamadığı,
- Öğretmenin nasıl destek sağlayabileceği.
Öğrenci adına karar vermeyin. İletişim ihtiyaçlarını doğrudan öğrenciden öğrenin.
Aile ve Uzmanlarla İş Birliği
Aile, rehberlik servisi ve dil ve konuşma terapistiyle iş birliği kurun. Öğrencinin sınıf içindeki iletişim deneyimleri hakkında somut gözlemler paylaşın.
Paylaşılabilecek gözlemler şunlardır:
- Hangi durumlarda konuşma baskısının arttığı,
- Derse katılım düzeyi,
- Kaçınma davranışları,
- Arkadaş ilişkileri,
- Sunum ve sözlü sınav deneyimleri,
- Öğrencinin kendini ifade etme konusundaki tutumu.
Öğretmenin görevi terapi uygulamak değildir. Öğretmen, güvenli ve katılımcı bir sınıf ortamı oluşturur ve eğitim sürecini öğrencinin ihtiyaçlarına göre düzenler.
Dikkat Edilmesi Gereken İşaretler
Aşağıdaki durumlar gözlendiğinde aile ve okul rehberlik servisiyle iletişim kurulmalıdır:
- Öğrencinin konuşmaktan belirgin biçimde kaçınması,
- Derse katılımının azalması,
- Sunum veya sözlü sınavlardan yoğun biçimde kaçınması,
- Kekemelik nedeniyle alay edilmesi,
- Sosyal ortamlardan uzaklaşması,
- Konuşma sırasında yoğun fiziksel çaba göstermesi,
- Kekemelik hakkında yoğun utanç veya kaygı ifade etmesi,
- Okula gitmek istememesi.
Öğretmenler İçin Kısa Hatırlatmalar
- Öğrencinin sözünü tamamlamayın.
- Konuşmasını hızlandırmasını istemeyin.
- Doğal göz temasını sürdürün.
- Söylediği mesaja odaklanın.
- Yanıt vermesi için zaman tanıyın.
- Derse katılımını sınırlandırmayın.
- Kekemeliği başarı ölçütü olarak kullanmayın.
- Sınıf içindeki alay ve zorbalığa müdahale edin.
- İhtiyaçlarını doğrudan öğrenciye sorun.
- Aile ve ilgili uzmanlarla iş birliği kurun.
Sonuç
Kekemeliği olan öğrencinin ihtiyaç duyduğu temel yaklaşım; sabırlı, saygılı ve acele edilmeyen bir iletişim ortamıdır.
Öğrencinin konuşmasını düzeltmeye çalışmak yerine, kendisini güvenli biçimde ifade etmesini desteklemek gerekir. Öğrenci, kekemeliği nedeniyle sınıf içi etkinliklerden, sosyal ilişkilerden veya eğitim fırsatlarından uzaklaştırılmamalıdır.
Öğretmenin sakin ve kapsayıcı tutumu, öğrencinin akademik ve sosyal yaşama eşit biçimde katılmasını destekler.