Kurucunun Mesajı
Yıllar boyunca konuşmaktan değil, kekelersem insanların ne düşüneceğinden korktum. Sessiz geçirdiğim, cevabını bilsem de parmak kaldıramadığım öğrencilik yıllarım oldu. Kekemeliğimi ailemden, dostlarımdan, iş arkadaşlarımdan sakladığım, sanki onlar kekelediğimi bilmiyormuş gibi akıcı rolü yaptığım zamanlar oldu.
Kelimelerimi değiştirdiğim, konuşmaktan kaçındığım, sessiz kalmayı daha güvenli bulduğum zamanların ardından bugün geriye dönüp baktığımda, beni en çok zorlayan şeyin kekemeliğin kendisinden çok, onun etrafında büyüttüğüm korkular olduğunu görüyorum.
O yıllarda bana “Yalnız değilsin.” diyecek, beni gerçekten anlayabilecek insanlarla tanıştıracak bir topluluk olmasını çok isterdim.
İşte Kekemeler Derneği bu ihtiyaçtan doğdu.
Her şey 2017 yılında kendim gibi kekeleyen, benimle benzer deneyimleri yaşayan arkadaşlarımı bulmak istememle başladı. Sanki bir araya gelsek her şey çok daha kolay olacaktı.
Bugün geriye dönüp baktığımda büyük bir mutluluk hissediyorum. Düzenlediğimiz ilk özyardım buluşmasında üç kişiyle başladığımız bu yolculuk, bugün Türkiye’nin dört bir yanında binlerce kekeleyen bireyin birbirine ulaştığı, öz yardım gruplarıyla güçlendiği, konferanslarda buluştuğu, bilimsel çalışmalara katkı sunduğu ve haklarını birlikte savunduğu bir topluluğa dönüştü.
Fakat bizi asıl heyecanlandıran sayılar değil.
Bir öz yardım toplantısından sonra “İlk defa yalnız olmadığımı hissettim.” diyen biri…
Yıllarca söz almaya çekinen bir gencin konferansta sahneye çıkması…
Bir annenin, bir babanın “Artık çocuğuma nasıl yaklaşacağımı biliyorum.” demesi…
Bir çocuğun okul sıralarında korkmadan parmak kaldırması, ‘İyi ki Kekemeler Derneği var’ demesi…
İşte bunlar bize neden bu yolda olduğumuzu her gün yeniden hatırlatıyor.
Bu süreç bana çok şey öğretti. Kekemelik büyük bir buzdağı, büyük kısmı ise buzdağını görünen yüzeyinin altında. Kekemeliğimizi saklamaya çalıştıkça üzerimizdeki yük ağırlaşıyor; paylaştıkça ise her şey kolaylaşıyor, hem kendimize hem de çevremizdekilere alan açıyoruz. Sen korkunu paylaştıkça, birbirimizden ilham, güç aldıkça buzdağının altındaki parça zamanla azalacak, göreceksin.
Konuşma biçimimizi değiştirmek zorunda olmadığımızı, kendimiz olmanın mümkün olduğunu birlikte öğreniyoruz.
Çünkü inanıyorum ki; insanların bizim hakkımızda ne düşündüğünden önce, bizim kendimiz hakkında ne düşündüğümüz, hayallerimiz, bu hayatta gerçekten ne yapmak istediklerimiz önemli. Kekemelik; hayallerimizi, mesleğimizi, dostluklarımızı ya da yaşamımızı belirlemek zorunda değil.
Aramızda doktorlar, öğretmenler, mühendisler, sanatçılar, öğrenciler, yöneticiler ve daha birçok farklı yaşam hikâyesi var.
Bugün Kekemeler Derneği olarak farkındalık çalışmalarının yanı sıra öz yardım grupları oluşturuyor, eğitimler düzenliyor, bilimsel çalışmalara katkı sunuyor, hak savunuculuğu yürütüyor ve daha kapsayıcı bir toplum için çalışıyoruz.
Bu yolculukta bize güvenen, deneyimlerini paylaşan, öz yardım gruplarımıza katılan, gönüllü olan, bilimsel çalışmalara katkı sunan ve birlikte yürüyen herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Eğer bu satırları okurken kendini yalnız hissediyorsan, bilmeni isterim ki burada seni anlayan insanlar var. Ve biz yanındayız.
Bu toplulukta konuşma biçimini değiştirmene gerek yok. Kendin olman yeterli.
Özgürce Kekele!
Özüm Alemdar
Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı
Kekemeler Derneği