Kekemeliği olan bireylerin “Ya kekelersem?” kaygısının yaşamlarını sınırlandırmaması için güvenli deneyim alanları oluşturuyoruz. Sokakta, telefonda, toplu taşımada ve günlük yaşamın farklı alanlarında gerçekleştirilen duyarsızlaşma çalışmalarıyla bireylerin korkularını değil, cesaretlerini büyütmelerini destekliyoruz.
Amacımız kendi konuşma biçimiyle özgürce var olabilen bireyler ve kapsayıcı bir toplum oluşturmaktır.
Duyarsızlaşma Çalışmaları
Duyarsızlaşma çalışmaları, kekemeliği olan bireylerin konuşmaya ilişkin korku, kaygı ve kaçınma davranışlarını azaltmayı; kendi konuşma biçimleriyle yaşamın içinde daha özgür ve güvenle yer almalarını desteklemeyi amaçlayan bilimsel temelli uygulamalardır.
Araştırmalar, kekemeliğin yalnızca konuşmayı değil; bireyin sosyal yaşama katılımını da etkileyebildiğini göstermektedir. Zamanla birçok kişi, “Ya kekelersem?” kaygısıyla konuşmaktan kaçınabilir; telefon açmamak, soru sormamak, sunum yapmamak ya da belirli kelimeleri söylemekten kaçınmak gibi davranışlar geliştirebilir. Duyarsızlaşma çalışmaları, bu kaçınma döngüsünü güvenli ve destekleyici bir ortamda kırmayı hedefler.
Kekemeler Derneği olarak düzenlediğimiz çalışmalar, bireylerin akıcı konuşmasını sağlamayı değil; kendi konuşma biçimleriyle özgürce iletişim kurabilmelerini, öz güvenlerini güçlendirmelerini ve sosyal yaşama eşit katılımlarını desteklemeyi amaçlar.
Çalışmalarımız kapsamında katılımcılar;
- Toplu taşıma, kafe, park ve meydan gibi kamusal alanlarda iletişim kurma deneyimleri yaşar.
- Telefonda sipariş verme, bilgi alma veya randevu oluşturma gibi günlük yaşam pratiklerini güvenli şekilde uygular.
- Kitap ve şiir okuma, tanımadığı kişilerle kısa sohbetler başlatma veya mini röportajlar yapma gibi etkinliklerle iletişim deneyimlerini çeşitlendirir.
- Sunum yapma, topluluk önünde konuşma ve grup etkinliklerine katılma fırsatı bulur.
- Deneyimlerini grup içinde paylaşarak birbirlerinden öğrenir ve karşılıklı dayanışma geliştirir.
Tüm çalışmalar gönüllülük esasına dayanır ve bireyin kendini hazır hissettiği ölçüde ilerler. Amaç, katılımcıları zorlamak değil; güvenli deneyimler yoluyla iletişim kaygısını azaltmak, öz güveni desteklemek ve kaçınma davranışlarını azaltmaktır.